4 Aralık 2016 Pazar

şu sıralar...

şu sıralar yine kendimi sorgulama dönemimdeyim. hoşuma gitmeyen yanlarım var ve bunları törpüleme kararı alıyorum sonra bakıyorum hiç ilerleyememişim hala aynı yerdeyim. hala aynı yanlarımın eleştirisini yapmak fazlasıyla can sıkıcı. demek ki aldığım kararları uygulayamama gibi bi huyum da var ne kadar hoş! 
resmen kendime düşmanlık besliyorum. çok fazla yükleniyorum farkındayım ama elimden de bir şey gelmiyor. şükür etmem gereken çok şey var ediyorum da ama bi noktada dönüp baktığımda fazla şikayet ettiğim durumlar var şükrümün önüne geçen. bu da ister istemez huzursuz ediyor beni. 
bi süre daha melankolideyim ben şimdilik hoşça kalın.
Görüşmek dileğiyle!

2 Aralık 2016 Cuma

iş hayatı çok acımasız!

Ne büyük bi klişedir o ukala ukala söylenen "iş hayatı çok acımasız" cümlesi! Ama sanırım öyle yani klişe de olsa ukalaca da olsa dibine kadar öyle. bugün çok net iliklerime kadar hissettim bunu. baktığınız zaman elle tutulur bi durum yok aslında bana şöyle yaptılar, kuyumu kazdılar vs. gibi. hatta bi çoğu aman bu da bi şey mi bile diyebilir. ama durum gerçekten o  bi şey işte. o bi şey benim üstümde hissettiğim daha doğrusu üstümde kurulmaya çalışılan baskı.
düşünüyorum da bu baskı kurma işi de profesyonellik gerektiren de bi iş. çaktırmadan öye bi baskı uygulayacaksın ki kişi baskıyı hissedecek ama elle tutulur somut bir örnek veremeyecek. evet durum tam da bu.
zaten şu an yeterince zor bi hayatım var. aile birliği hikayesi malum Xcan bi yerde ben başka bi yerde. kavuşursan aşk olmaz derler ya demek ki bizimki baya büyük bi aşk ki evendik yine kavuşamadık. başka bi açıklaması olamaz. evet evet bizimki kesinlikle devlerin aşkı:)
böyle atarlı başlayan bi yazı anca böyle şuursuzca bitirilebilirdi. sanırım bi başka klişe cümlesi durumumun özeti: "psikolojik destek şart!"
Bu arada hoşgeldin Aralık!
Görüşmek dileğiyle!

8 Ekim 2016 Cumartesi

sesimi duyan var mı???

Nedense bazen sesimin duyulmadığı hissine kapılıyorum bazı insanlarla konuşurken. görünürde muhabbet ediyor gibi dursak da karşıdaki bazen kendiyle o kadar meşgul ki anlattığım şey hakkında yorum yapmak yerine "aa bende de böyle olmuştu. aynısını bende yaşadım. bi keresinde bana da olmuştu" vs. diye devam eden kendi hikayesini anlatma çabası. 
Korkarım ki ben de yapıyorum bu şikayet ettiğim şeyi. Neden yapıyoruz bunu? Sadece dinlemekle de yetinebilir mesela di mi? Kendimizi ispatlama çabası mı diyicem ama kime niye ispatlamaya çalışalım ki? Bi sebebi olmalı ama ben işin içinden çıkamadım. Bu durum bazen çok rahatsız edici olduğu için kendimi bu noktada kontrol etme kararı aldım hayırlı olsun!
Görüşmek dileğiyle!

7 Ekim 2016 Cuma

Birisine uyuz olunca yapılacaklar?

a) umursamamak

b) karşı atak yaparak uyuz kişisini uyuz etmek

c) ağzına geleni saymak

d) içine atıp susup şişmek

e) hiçbiri


b seçeneği çok güzel gözükse de yapamıyorum arkadaş. Genelde d şıkkını yapıyorum sanırım en iyi seçenek a. Evet kafam oldukça karışık sanırım c şıkkını seçmek istiyorum ve gerçekten çok uyuz oldum!
Görüşmek dileğiyle!

30 Eylül 2016 Cuma

depresyondayken saçımla ilgilenmek yerine blog'la uğraşıyorum!

Rutin depresif modlarımdan merhaba. Sanırım az biraz dengesizim şu sıralar. Beni mutlu eden bi sürü  şey var ama mutsuzluğumun sebebi tek. Xcan'a şu tatil döneminde o kadar alıştım ki gideli neredeyse bir ay olacak ama hala alışamadım gidişine. Alışmaya çalışmak gibi bir çabam da yok. en çok da bu yüzden kızıyorum kendime.
Bu aralar saçımla ilgilenmek yerine blog'la uğraşıyorum. bi ara ciddi ciddi kapatmayı düşündüm sonra kıyamadım. oturdum tek tek eski yazılarıma baktım bi çoğunu sildim. artık yazılara resim eklememe kararı da aldım. sonra kapatıp yeni bambaşka bir içerik mi oluştursam diye düşündüm. dedim ya kıyamadım diye.
bu aralar hareketli, bangır bangır müzikler de kafamı şişiriyor zaten. slow şarkılara sardım. ben ki slow müzikle pek arası olmayan kişilik. ya cidden yaşlanıyorum ya da gerçekten ciddi depresyondayım.
daha fazla iç şişirmeden kaçtım ben.
Görüşmek dileğiyle!